sorun/istek
Şu anda siteye giriş yapmadığın için forumlara yazı yazamazsın sadece okuyabilirsin. Siteye giriş yapmak için kayıtlı olman lazım, kayıt olmak için de buraya gitmen lazım :)

.:: forum > FRP - RP > Şömine Hikayeleri altinda toplam 12 yazi var!!! ::.
  
Şömine Hikayeleri
Beldar
38 dr ya$inda
Toprak kokusunu içimde hissediyordum savaşın sesleri kulağımda çınlıyor naara lar eşliğinde, zafer sarhoşluğuna kapılan kişiler cesetleri bir o kadar daha dehşetin ve kaosun imzasını atar misali vücudun parçalarını koparıyorlardı.
Herşey bitmişti sıradaki vücut ben olabilirdim oynadığım oyunu farketmeselerde ölmemiş bedenimi bir baltanın keskin metalinde son bulabilirdi, savaş alanında sadece düşmanın söylediği şarkılar göğü inletiyordu, sanırım bizlerden yaşayan kimseler kalmamıştı yenilmiştik. Bu dünyanın bir düzenbaza pek ihtiyacı yoktu ama dostum Scythe gibi kudretli bir savaşcıyı kaybetmenin üzüntüsüyle gökten yağan damlalar yerde oluşmuş kan gölüne karışıyordu.
Yerde ölü taklidi yaparak beklediğim esnada bazı yanan cesetlerin kokusu burnuma geliyordu yanarak ölmek en korkuncu olsa gerekti sanırım, etrafıma göz attığım esnada benden birkaç metre ötemde bulunan bir kovuğun içinde cüpbesi kanla bulanmış bir büyücünün yaşadığı stresten olsa gerek bazı büyü sözlerini hatırlamak için konsantre olduğunu gördüm üzerindeki nişan düşmana ait olmayan bir şekilden ibaretti biraz umut yaşadığım olaylar içinde gayet bana güven ve huzur vermişti ve onu yarı gözüm kapalı bir şekilde izlemeye dewam ettim.
Uzun süren bir bekleyişin ardından belkide kurtuluş yolu olarak düşündüğüm kişi emin bir şekilde ağzından büyü kelimelerini döktü ellerinden rengarenk süzülen ışıkların önünde dans edişini izleyip belkide cennette olduğumu düşündüm ama bir düzenbazın gideceği yer orası olabilirmiydi? belkide tanrılar şerefli bir şekilde ölümümü ödüllendirmişlerdi. Gördüğüm bir hayal den ibaret değildi havada süzülen üç renk birleşip cüpbeli kişinin önünde oval bir şekil aldı ve kişi gözden kayboldu, bunun bir portal olacağını düşündüm yıllar önce mucizevi olayları merak edip birşeyler öğrendiğim için tanrılara birkez daha şükür ettim, kaybedilen savaşda hayatta kalanlar kaçmak için tüm marifetlerini sergiliyordu koşarak kaçmak bunların içinde en sonucu kaçınılmaz olandı. Kapı kapanmadan buradan kurtulmalıydım bir şansım daha vardı evet hayatta kalmak için yaşamın ucuz olmadığını ispatlamak için...
Etrafımı iyice kontrol ettikten sonra en uygun zamanı bekledim bu açık kapanın mutlaka bir sınırı vardı ve belkide koşmaya gücümün olup olmadığını düşünmeden tüm çevikliğimle belkide can havliyle kendimi umut kapısından içeriye attım....

NOT: Arkadaşlardan ricam bu topiğe mesaj atmamalarıdır, iyi niyetiniz için şimdiden teşekkürler...

(1 kere degistirilmis. En son degistirme: 13-10-2005 00:00)
12-10-2005 23:21 bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Iceman
340 dr ya$inda
Önünde beşten fazla düşman askeri vardı, elindeki devasa silahla cesurca savaşıyor öldürdükleri tek parça düşmüyordu yere, kan iştahını kabartıyor, kan kokusunu alabilmek için derin derin nefes alıyor, kokuyu aldıkça kudurmuşcasına Nerull'a yapılan dualar ve Nerull'un adının geçtiği savaş nidalarıyla savaşıyordu.Nerull de bu savaşta kendi benliğini ileriye çıkartırcasına varlığını hissettiriyordu, etraftan karanlığın ve ölümün tanrısına yakılmış ilahiler geliyor, bazı cesetlerden çoğu kişinin duyabileceği şiddette çığlık sesleri geliyordu. Nerull'e cehennemde konuk olmanın acısıyla kıvranıyorlardı...
Neden sonra savaşın kaybedildiğini anlamıştı, kaçma şansı yoktu ölüm Nerull'e gitmek demekti bu onu cazip kılıyordu hatta görevini tamamlamadan öldüğü cezalar bile...
Boynundaki hareketi hissettiğinde etrafındakileri scythe yla yaptığı yarım daire hareketiyle uzaklaştırdı kolye havalanmıştı cılız bi şekilde boynundan bi yere çekiyordu.
Kolye ilişti gözüne onu buluşu geldi aklına, bunlar bi saniyede gelişen şeylerdi kolye onun koşmasına neden olana çekmeye devam etti sonra müthiş bir ısıyla göğsüne düştü, yaktı bir iz bıraktı.Kolye kudretinin zirvesine ulaşmıştı...
Koştuğu yönde bir ışık kümesi vardı cesetleri çiğneyerek dahada hızlı koşmaya başladı, ilahiler kulağında güçleniyordu yaptığı hareketi onaylarcasına koyulaıyor ve tüylerini diken diken ediyordu duyanların, arkasına baktığında kendi ordularının son kırıntılarının temizlendiğini gördü.
Onlar için Nerull'e yalvaracaktı onlar için merhamet dilenecekti.Işık birikintisinin orda gözlerine inanamadı bu Beldardı.Gözlerini kapatmıştı ışıktan dolayı her zamanki kıvraklığıyla koşuyordu ışığın dibine geldiğinde içine atladı.
Şüphe edip düşünecek vakit yokyu bu Beldardı Scythe düşünmeden arkasından atladı.Gözleri kapalı bir şekilde pek hoş olmayan uzun bir boşluk yolculuğu yapmıştı gözlerini açtığında...
13-10-2005 00:24 bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Beldar
38 dr ya$inda
İçimdeki tüm organların yere düştüğü bir his yaşayarak büyük bir boşluğa doğru düşüyordum, belkide hiçliğe doğru gidiyordum. Bir binanın ikinci katından aşağı düşmüş gibi girdiğim yolun sonuna ulaşmıştım, balkondan aşağı düşme tecrübesini çok yaşamış olmam dikkatimin dağılmamasını ve bulunduğum ortamı gözlemlemek için kullanabilmiştim.
Karanlık bir bahçedeydim etrafda üzüm kokuları burnuma geliyordu ama görünürde herhangi bağ yoktu, gecenin karanlığından kendini saklarcasına bir sokak vardı karşımda şaşkın, bir o kadar da temkinle yaklaştım nerede olduğumu merak ediyordum kapıyı açan büyücünün izinede rastlamamıştım, yaşadığı korkular gayet hızlı hareket etmesini sağlamıştı sanırım, kahkalar yükseliyordu yanımda sert bir rüzgar çıkmaması için dua eden tahta yapının içinden, kalabalık bir yer olmalıydı farklı dillerde yapılan sohbetlerden anladığım kadarı ile, nerede olduğumu merak ettiğim esnada omzuma bir el dokunmuştu büyük ve güçlü şimdiye kadar ben istemeden beş metre bile yanıma yaşayan birinin yaklaşmasına izin vermezdim, acaba güçlü hislerimi kayıp mı ediyordum, arkama bakmaya belkide sonumla yüzleşmeye korktum.
Dostça bir kavrayıştı omzumdaki el, onun cesareti ile arkamı döndüm ve öldüğüne inandığım Scythe'ın varlığı belkide kaybettiğim tüm hazinelerin üzüntüsünü geri sunmuştu bana...
İkimizde üzerimizde bulunan kurumuş kan lekelerinden kurtulmanın ilk önce yapılacak en iyi şey olduğuna karar verdik, görünen o ki temizlendiğimiz yalağın yakınlarında bir han olma olasılığını arttırmıştı, Bu gece zamanın durduğu ve geriye bakıp nerede yanlış yaptığımızı düşünmemiz için bize ayrılan özel bir zaman dilimi idi, Davetkar bir eda ile yapının önündeki direğe asılı olan "Bal köpüğüğü" hanının tabelasına gözümüz ilişti artık hayattaydık ve eskiden olduğu gibi bir handa vakit geçirmek bizi en mutlu eden zevklerin başında gelirdi lezzetli içkiler, güzel kadınlar, kahramanlık hikayeleri anlatan ozanlar ve şansımızı denemek için oynanan zar oyunları.
13-10-2005 01:05 bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Beldar
38 dr ya$inda
İçeri girdiğimizde varlığımızdan kimsenin haberi yokmuşcasına masaların arasından gözümüze kestirdiğimiz bir yere geçtik, etrafda loş bir ışık ve birbirine karışan muhabbetler... En sevdiğimiz içkileri ve yemekleri ısmarladık hancıya cebimizde bir meteliğin bile olup olmadığını bilmeden, ne önemi vardıki
Savaşın kayıpedilmesi benim pek umrumda olmasada dostumu içten içe zedelemişti bu yeniliş, benim için önemli olan soru nerede olduğumuz idi

-- Eski dostum neredeyiz?
13-10-2005 01:10 bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Iceman
340 dr ya$inda
Bu soru benim içinde bir muamma ama şunu bil burası bizim dünyamız değil? Büyük bir tehlikede olabiliriz şimdilik buranın nasıl bi yer olduğunu bilimiyoruz ve bu demek oluyor ki sen ellerine bende ayinlerime dikkat etmeliyiz.

Hancıya baktı sanki kulak kabartıyordu, bu tür hareketlere sinirlenirdi Scythe. Sözünü yarıda kesti bir yalvarış duyuldu "Nerull adından başkasını duymasın kulakların Nerull seni düzeltene kadar, seni gidi gafil" bunlar hancının son duydukları oldu sadece bir dakika içinde hanın içinde velvere kopmuştu, Scythe bazı marifetleriyle bu büyü el hareketleri olmadan yapmıştı dikkatte çekmemiş oldu böylece. Herkes attığı çığlıkları duymayan hancının üzerine yürürken Scythe yemeğine başladı bir yandanda konuşmaya devam etti...
"Bak mesela ayinim için sağır bir tane adam buldum" Yemeğine eğildiğinde sırıtıyordu. Devam etti...
"Dünya hakkında bilgi edinmek önemli ama gidip birisine burası neresi dünyanın yada boyutun adı nedir? Diye sorarsak dikkat çeker. Sabırla bekleyip öğreneceğiz, belkide geri dönüp" yüzü ciddileşmişti gene yemeğinin üzerine eğildi "kazanılacak bir savaşımız var unutma"...
"Kolye savaş meydanında çıldırmış gibiydi göğsüme öyle bir ısıyla dokunduki hiç bir büyünün kaldıramayacağı bir yıldız izi bıraktı sanırım, ve beni öyle bir güçle çekti ki götürmek istediği yöne boynum kopabilirdi.Acıdan gözlerim yaşardı ama bi yönümünde tatmin olduğunu hissettim Beldar.Ne kadar belli etmeselerde her canlı yada daha genel anlamıyla her irade güç arzusu taşır. Bu isteği farklı kılan elde ediş yöntemleri ve hangi bakımdan güçlü olduğundur.Bu arzuyu kolyede hissettim" kolyeye baktı eğilerek izde ilişti gözüne "Kolye iradesini güçlendiriyor. Bu belki sonunu getirecek ama sahibini kaybetmemek için sınırlarını zorluyor ve bu ona güç katıyor"...
Çatallaşan sesini biraz bira içerek bastırmaya çalıştı ama boğazındaki yanma doğal bişey değildi kendi sözlerinin korkusu yakıyordu boğazını kafasını aşağıya eğdi, yemek yemeyi kesmişti, düşünceler karnını doyurmuştu.
Sonra Beldar şu sözleri dudaklarından okudu.
"Bilmiyorum sonumuzu yada bi sonumuz var mı? Bilmiyorum burası neresi?". Beldar bu cümlenin onun duyması için söylenmediğinin amladı başını başka bir yere çevirdi. Bu Scyhte ın kendi kurallarına karşı yeminiydi, bu onun hiç bir zaman anlayamadığı birşeydi ama saygı duymayı öğrenmişti...
13-10-2005 01:42 bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Beldar
38 dr ya$inda
Sıcak yemeğimi yerken bir yandan da Scythe'ın sözlerini dinliyordum, handa yarattığı karmaşa benim için bir fırsattı belkide en büyük zaaflarımdan biride butarz durumlarda rahat duramamam olmuştu...
-- Dostum sen yemeğini yemeğe devam et hemen dönerim
Ne olduğunu anlamayan hancı yere sinmiş bir vaziyette af diliyordu kendi kendine etrafında ki kalabalık meraklı bakışlarla durumundan endişe etmişti
-- Açılın açılın bir saniye adamcağıza nefes almasına müsaade edin, evet yaşlı dostumuz yediği yemekler koca miğdesine dokunmuş sanırım, bir sandalye getirin yerde yatarak birde hastalanmasına sebebiyet vermeyelim
Hancı handaki ağırlığını korumak için ayağa kalkmaya çalıştı fakat titreyen bacakları bunu yapmasına izin vermiyordu
-- Hoop sakin ol hemen kalkma sana yardım edelim koca adam, bu tür ani gelen rahatsızlıkların ilacı bir iki kadeh kaliteli şaraptır dostum ve içinde esen soğuk rüzgarları ısıtır toparlanmanda yardımcı olur şimdi bir on dakika hancılığı bırak bakalım yıllarca sen bize hizmet ettin seni kaybetmek istemeyiz değil mi?
Etrafdak insanların yardımım ile getirilen sandalyeye oturdu, düştüğü durumun korkusu ve bir o kadar da utanç sahnesinde baş rol oynamanın verdiği sıkıntı ile yağlı gömleğinin içinden bir anahtar çıkardı
-- Zahmet olacak ama mahsende bahsettiğin kaliteli şaraplardan olması gerek... kolilerin içinde birkaç tane vardır umarım
Yardımsever bir tavırla anhtarı alıp mahsene indim tarifin verildiği yerden hancı için bir şişe şarap aldım, kesesi dolgun müşteriler için ikram edilen tozlanmış şaraplarda her mahsende bulunurdu kendim için bir tane ve dostumun en sevdiği içkilerin başında gelen votka şişesinden de bir tane pantolonumun beline sıkıştırıp mahsenden ayrıldım...
-- Şimdi biraz burada otur evet temiz bir kadeh, sakın hızlı içme ve yerinden uzun bir süre kalkmamaya gayret göster, Hadi beyler gösteri bitti herkes bittiği içkilerinin yenilerini ısmarlayıp masasına dönebilir dostumuz biraz dinlenmeli..
Hancıdan aldığım teşekkür ve iyi duaların yanına iki tane bende temiz kadeh ekleyip
-- Kendini tekrar kötü hisswttiğin an haber vermen yeterli şimdi beni bekleyen dostumun yanına gitmeliyim
Masaya doğru çarpık bir gülümsemeyle yaklaştım Scythe bu gülümsemenin anlamını bilirdi ve merakla benim neler karıştırdığımı söylememi beklerdi, uzun süre sessiz kalarak onun iradesini kaybedip neler döndüğünü öğrenmek için hırlaması beni çok neşelendirirdi tabi bunun irade sınırını iyi ayarlamak gerekiyordu tanımayan birisinin yapmasını hiç tavsiye etmezdim...
Daha fazla meraklanmaması için belimdeki şişeleri ve gümüş saplı kupaları zulalarımdan çıkarıp masaya koydum hızlı gelişen bir servisn ardından
-- Bugünü kutlamalıyız dostum hayatta kalmamızın ve bizi dinleyen tüm tanrılara kaldırıyorum kadehimi
13-10-2005 22:01 bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Iceman
340 dr ya$inda
-Bense sadece Nerull'e teşekkür edebilirim çünkü o benim seni bulmamı sağladı meydanda ...
"Bu arada kulakları sağır gerizekalının bir kaç saat sonra geçecek sana ettiği duaların bir faydası yok yani ama votka gayet güzelmiş sırıtarak sek votkadan hatırı sayılır bir yudum aldı".
Beni boşver buraları asıl tanıyacak bizim buraya uyum sağlamamızı kolaylaştıracak olan sensin neler düşünüyosun
bu dünya hakkında istersen iki yataklı tek bir oda tut biraz dinlenelim içtiğim votkanında etkisi geçince biraz
dolaşırız bu şehirde" bakışlarını Beldar'a çevirdi. "Herhangi bir Nerull tapınağı var mı diye bakınacağım, çoğunlukla kimsenin farketmediği sadece Nerull'un müritlerinin bildiği işaretler vardır. Belki bi kaç tane görürüm bu işaretlerden"...
13-10-2005 23:29 bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Beldar
38 dr ya$inda
Evet bi düşünelim ilk önce hızlı hareket etmemeliyiz ve bulunduğumuz dünya hakkında dini bir araştırma yapmak ilk etap da riskli olabilir, bunları benden daha iyi bilirsin ibadethanenin etrafında yabancı kişiler görmek pek hoş karşılanmaz. Evet bir oda tutup dinlenmek güzel olacaktır.
Bu arada sen hancı için sağır mı demiştin?
15-10-2005 20:33 bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Iceman
340 dr ya$inda
Evet birkaç saat daha öyle kalacak Nerull'ün gazabı kulaklarında "belki ona arada bir kahkalarını duyuruyodur yada daha kötüsü babasının yardım feryatlatınıda dinletiyo olabilir"...

Ne yapmayı planlıyosun?
15-10-2005 20:50 bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Beldar
38 dr ya$inda
Beldarın planladığı bir şey yoktu fakat kafasını karıştıran hancının sağır olmaması idi söylediklerini aynen anlayabilmişti, Scythe nın büyüsünün başarısız olma olasılığı da yoktu yada varmıydı buna emin değil di.

-- Yoo hayır planladığım birşey yok sadece hmm ben bir oda ayarlayayım sabaha biraz neler yapacağımıza karar veririz.

Hancının olduğu bölüme doğru ilerledi kısık bir sesle, bir sağırlık testi yaparcasına;
-- Dostum ile iki kişilik rahat bir oda istiyoruz, sabahleyin de umarım kahvaltı veriyorsunuzdur?

-- Tabiki efendim buyrun anahtarınız hmm şuan yedikleriniz benden olsun efendim fakat oda ücretini almam gerekiyor.

Bir an düşündükten sonra -- Günlüğü 2 gümüş iki kişi olduğunuza göre 4 gümüş yeterli olacaktır.

Şöyle bir etrafını süzdü Beldar hancının uzattığı anahtarı eli ile kavrayarak
-- Mahsende birşey dikkatimi çekti satın aldığın içkilerin yanı sıra bu ülkede zor bulunan bazı şarap markaları gördüm , bunlar için devlete vergini ödüyosundur umarım?
Hancı saatler önce yüzüne kazandığı kanı tekrar kaybetmişti kem küm eşliğinde cümle kurmaya çalışırken beldar gözleri ile onu kilitleyerek
-- Duyduğum kadarı ile ülke son zamanlarda bu konuda çok hassas ve alamadığı vergileri yüksek cezalarla fazlasını kazanmayı hedefliyor, her yaşayanın bu ülkede devlet için bir tanıdığı olması kesin dostum yoksa buralarda yaşanması imkansız olurdu.

Hancının sırtını hafif sıvazlayarak -- İyi geceler sabah görüşmek üzere...

Masadan dostunu alarak tahta merdivenlerden üst katlardaki odalara doğru yol aldılar.
16-10-2005 06:35 bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Iceman
340 dr ya$inda
Scythe kesinlikleri düşünceler alemindeydi. Beldar'ın hancıyla konustuğunuda onu gelip masadan kaldırana kadar görmemişti.sonra Beldarı görünce ayağa kalktı.
-Odaları tuttun mu?hmmm zaten kafayı iyice buldum biraz yatatyım sonra dışarı çıkacağım bu arada savaş hali bende para yok...
18-10-2005 16:56 bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Kxwarthgoth
1 dr ya$inda
Savaş artık bitmek üzereydi. Kxwarthgoth o lanetli, aciz, yarı ölü efendisinin yanında savaş alanını izliyordu. Efendisine bakmak bile onu tiksindiriyordu. Kadim kanunlar izin verse şuracıkta onu paramparça edebilirdi. Ve bu diyarlardaki hiç bir güç; Tanrı'ların kendileri bile elinden kurtaramazdı. Ki ellerinde Tanrı kanı da yoktu hani. Bir çokları onun görünüşüne aldanırdı. Çok yakışıklı, iyi giyimli, oldukça asil görünüşlü bir insan gibi idi. Oldukça akıcı ve Aristokrat bir konuşması vardı. Şu an ise baştan aşagı kanla sıvanmış, en vahşi canlıların bile yaklaşmaya cesaret edemeyeceği varlığa dönüşmüştü. Asıl görünümünü hep saklardı. Bir zamanlar insan olduğu inancıyla var olduğundan olsa gerek bu görünümünden hiç hoşlanmazdı. Kan dökmeyi sevmez ancak kan dökmeye başladığında duramazdı. Bu yüzden hep savaşlardan, kavgalardan kaçmıştı. O Tanrı'yla yüzyüze gelip onu bir insan yapması için yalvarıp red edildiğindeki öfkesinden beri bu kadar kan dökmemişti. Lanetli Efendi'sinin sesi düşüncelerinden kopardı onu...

-Kxwarthgoth The Wild... Sana emrediyorum... O kaçanları öldür...

"Kaçanlar mı?.. Bu soykırımdan kurtulanlar mı var?" diye geçirdi aklından. Umursamaz bir biçimde Efendisinin gösterdiği yöne baktı. Bir geçide koşan iki kişiyi gördü.

-Bu ölümlüler seni neden ilgilendiriyor ki. Burda senin açlığını doyurmak için koskoca bir nesli yok ettim. İki tane fazla eksik ne farkeder (suratına tükürür gibi) Efendi!..

Bu cümleleri öyle bir söylemişti ki yakınlarındaki savaşçılardan bir ikisinin hıçkırdı. Bazısı titremeye başladı. Efendi'si bile kendine olan güvenini kısa bir süre için yitirip, Korkuyla Kxwarthgoth'a baktı. Saldırmadığını görünce rahatladı.

-Korkmalısında Efendi!... Sende çok iyi biliyorsun ki bu bag koptuğu anda senin o aciz zavallı bedenini cehennemlerdekinden çok daha fazla acı bekliyor! Burada gördüklerin, o zevk kahkahaları attığın canların hesabını soracağım senden.

Efendisinin gösterdiği yöne doğru bir adım attı ve konuşmaya devam etti.

-Benim ismimi sana söyleyeni bulduğumda Efendi!...

Kanatlarını açıp geçitten içeriye şimşek hızıyla daldı.

Savaş alanında sessizlik hüküm sürmeye başladı. Kxwarthgoth'un sözleri herkezin kanını dondurmuştu. Efendi mırıldandı.

-O madalyonu aldığımda Ejder Tohumu sen değil Tanrılar bile benimle boy ölçüşemeyecek!...

Kxwarthgoth artık bambaşka bir diyardaydı. Nerede olduğunu şu anda kestiremiyordu ama öğrenmesi uzun sürmezdi. Bir insanla ejderin tam bir karışımı olduğundan insan boyutlarından çokta iri değildi. Bu yüzden dikkat çekmeden karanlık bir köşeye kondu. Bu görüntüyü değiştirmek için gereken kadim sözleri mırıldandı. Ama bu sözler içinden çıktığı kan banyosunun izlerini silmiyordu. "Üstümden bu kanı silebilirim. Peki ya kalbimden?". Etrafını inceledi. Bir yalak vardı. "Ne kadar iğrenç!". Gidip temizlendi. Suda kan kokusu vardı. "Yakındalar!, Yalak varsa Han'da vardır.". Hana girdi. "İşte burdasınız! Üstünüzü yıkamış olabilirsiniz ama kan kokusu o kadar da kolay çıkmaz. Bu Tanrıların katillere verdiği lanettir. Ve siz insanların en büyük kutsaması bu kokuyu alamamanız.". Onlara dogru yürümeye başladı ama kan dökmek istemiyordu. Tek istediği derin bir uyku, galonlarca en sert içkiler ve canlarını aldığı masumlar için cezalandırılmaktı. "Efendi "Onları öldür!" dedi. Zamanını söylememiş olması onun hatası.". Gülümseyerek bir masaya yöneldi. Ve oturup içkiye gömüldü. Onları inceleyecekti bir süre. En azından bu savaşta öldürdüğü birileri hakkında bir kaç şey bilmesi belki ruhunu hafifletirdi. "Kimi kandırıyorsun sen! Sadece bugün için çok fazla kan döktüğün için bekliyorsun". Ama kımıldamadı sadece seyretti.....


(1 kere degistirilmis. En son degistirme: 19-10-2005 23:11)
19-10-2005 23:05 bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Hızlı Cevap:
.:: forum > FRP - RP > Şömine Hikayeleri altinda toplam 12 yazi var!!! ::.
  
kullanici ad?n:

?ifren:


Google
1 parker
2 mumya_xp
3 Graveyard
4 warol
5 crysania_cns
1   (Konu Dışı) puhaaaaa.......bu çocuğa yapılırmı ...
2   (Konu Dışı) izmir...
3   (Konu Dışı) KIZLAR PC ALIRSA...
4   (Konu Dışı) tekken 3...
5   (Konu Dışı) psst bir bakarmısınız buraya bak söz...



Sitede ya?lanma fakt?rleri:
  Forum yaz?s?: 1 dr ya?
  Forum ba?l?k: 2 dr ya?
  Yaz?: 10 dr ya?
  Sonsuz Yolculuk: 15 dr ya?
  Davet: 25 dr ya?
  DR Quiz 1 y?ld?z: 5 dr ya?
  DR Quiz 2 y?ld?z: 10 dr ya?
  DR Quiz 3 y?ld?z: 20 dr ya?
  DR Quiz 4 y?ld?z: 30 dr ya?
  DR Quiz 5 y?ld?z: 50 dr ya?


?u an online olanlar

En iyi sekilde Mozilla Firefox ile goruntulenir.
Get Firefox
webmaster@darkredtr.com
Bu sitenin tm haklar Darkredtr.com©'a aittir. Level 25 Rogue bile haklar bizden alamaz.