Şu anda siteye giriş yapmadığın için forumlara yazı yazamazsın sadece okuyabilirsin. Siteye giriş yapmak için kayıtlı olman lazım, kayıt olmak için de buraya gitmen lazım :)
|
.:: forum > FRP - RP > Yeni Dünyalar ve Yeni Müttefikler- RP Ekranı altinda toplam 15 yazi var!!! ::.
|
|
|
|
|
Yeni Dünyalar ve Yeni Müttefikler- RP Ekranı
|
|
|
Yeni Dünyalar, Yeni Müttefikler
Kötü kokuyor demekle hana haksızlık ettiğini düşünmeye başlamıştı. Buraya bu tiksindirici keskin kokuyu baharatta neyin nesiydi, askerler taşıdıkları cesedi birer elleriyle dört tarafından tutarken, bir elleriyle de burunlarını kapatıyorlardı. İçerinin dizaynı da ilginçti, kitaplıklarla doluydu, birbirine doksan derece açıyla bağlanan kitaplıklar bir kare oluşturuyordu. Birleşim yerlerindeki boşluklardan içeriye bakıldığında ki buna sadece Myrmidon dikkat edip bakmıştı, içerde bir taş vardı; çok güzel kesilmiş, ayrıntılı olduğu belli yazılarla süslenmiş, en ufak bir simetriye sahip olmayan, dümdüz ve üzerinde kan ve et parçaları olan taş bir blok vardı.
Askerler battaniyeye sardıkları ölüyü dört tarafından tutuyorlardı, içeri girdikten sonra koyacak bir yer aradılar fakat bulamayınca ayakta ceset ellerinde beklemeye başladılar. Myrimidon'da askerler gibi huzursuzdu. Aslında nasıl bulacağını kara kara düşündüğü parayı bulmak o kadarda zor olmamıştı, sürekli biriktirdiği paraların ve ustasının kulübesinden bulduğu paraları birleştirmişti, açıkçası bu kadar para biriktirdiğinin farkında değildi. Bu parayı rahip olmaktan kaçacağı günler için saklıyordu, ancak bir şeyler açık olacaktı. Bu önemliydi...
Çaylarından ilk yudumlarını aldıklarında ufak bir ses duydular, daha çok hırıltı gibiydi. Amr El Cabbar hemen ayağa kalktı, eğilip bardağını masaya koydu. Darci, bu gördüğüne inanamıyordu, arkada dev gibi zırhlı ve zırhının altından en ufak parçası görünmeyen bir yaratık vardı. Yaklaşık iki metreydi ve doğruca Amr El Cabbar'a bakıyordu. Bilmediği dillerde emirler verdi. Adam Darci'ye yaklaştı, Darci kendisini bir yaratığa karşı bu kadar çaresiz hissettiğini hatırlamıyordu. Amr El Cabbar sesi onu rahatlatmıştı ve hatırladığı cümleler.
"Eğer adres sormak için geldiyseniz bu sizin geldiğiniz son adres olur" Myrimidon neden böyle basit tehditten korkmalıydı ki, büyücü bütün düşüncelerini değiştirmişti. Kırmızı bir entarinin üzerinde simsiyah bir cübbesi vardı ve beklenilenden çok daha küçümseyen ve mağrur bakışı vardı. Myrimidon anlaşmalarına göre hiç konuşmayacak sadece sormak istediği soruları soracaktı. Adam battaniyeye sarılmış birkaç cesetle daha ilgilenmişti. Tümünden iyi gelirler elde etmişti ancak bugün işi vardı…
Abdul El Hazred'in çırağı için büyük karpılardan birini ilk kez kullanacağı, kendisini bile heyecanlandıran atlarları ile açacaktı yarım milyon altına mâl olmuştu. Ancak bir kurban gerekliydi bu sistemin çalışması için, aslında yaptığı çoğu işte kurbanlarının çığlıklarını ve kanlarını kullanmayı mizacı gereği seviyordu.
"Size bugün olmaz diyorum" müşterilerini kaçırmak istemeyen Cabbar tüm ikna ediciliği ile konuşuyor fakat Bermev denilen bir adamı hiçbir şekilde ikna edemiyordu. Adamın kötü ününden ve lakabından -gaddar- haberdar olmaması imkansızdı bu yüzden bu önündeki merdiveleri ikişer ikişer çıkmaya çalışan savaşçıya sinirlenmeye başlıyordu. Emindiki büyük bir gelir bekliyordu.
"Ölüye soruları soracak olan şu soylu kim bir göreyim" dedi. Sinirlendiğini tek birisi anlayabilirdi Canoor.
Aniden masadan kalktı, Darci şaşkındı.
[rp dısı]Sıradaki Oynucu Myrimidon...[/rp dısı]
(1 kere degistirilmis. En son degistirme: 04-02-2006 12:37)
|
|
04-02-2006 12:23
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
Kendi kendine düsuuyordu Myrmidon...Anlaşmayı bozmalımıydı...Daha fazla ileri gitmelimiydi..Ne yapmalıydı kafası karısmıstı gercektende..Aslında o gordugu garip tasada aklı gitmısti..Nasıl bi tasdi o anlamamisti bi turlu...
Cabbarin ayagi anden kalktigini gorunce irkildi bi anda...Bu kadar irkilecegini hic dusunmemişti...Bermeve guveniyordu nedenini bilmeden....Cabbar kukreyince agzindan "Ben" die bir kelime suzuldu Myrmidonun .Korktugu sesine de yansımıstı..
|
|
04-02-2006 12:50
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
Cabbar ben diyen adama baktı, gerçektende ancak bir soylunun giyebileceği zırhlar giyiyordu ve sesi mağrurdu. Cabbar sinirini saklamak için sesini yumuşatarak, "yanıma gelin lütfen" dedi Myrimidon'a, Myrimidon itiraz etmeden kütüphanenin yanındaki Bermev'le yanyana duran büyücünün yanına gitti.
Kendiside ilişkilerinde pek yetenekli birisi değildi ve gerektiğinde büyücüden bile sinirli olabilirdi, sinirlenmemek için konuşmamayı tercih ediyor. Korkularını ve diğer duygularını içine atıyordu.
Sonra Bermev arkasından yaklaşan bir parıltı gördü, sonra başka bir parıltı daha gördü. İkincisi büyücünün dişleriydi. Hin hin sırıtıyordu, birinci parıltıysa karanlıktan çıktığında belli oldu dev gibi bir yaratıktı, zırhlara bütünmüş dev gibi bir yaratık Bermev'e yaklaşıyordu.
Bermev'in can çekiştiğini görüyordu, Myrmidon'un bütün vücuduna korku hakim olmuştu. Yaratık silahını çekmemişti bile ayağını boyuna normal bir yüksekliğe kaldırmış, rahatlıkla sırtına basıp onu yere devirmiş, tek ayağıyla zırhını bir pres gibi kullanmış tek ayağının altında eziyordu. Ağzından ve zırhının bazı boşluklarından kanlar fışkırıyordu. Bu yaratık sahip olması gerekenden daha güçlüydü. Bermev, ayaklarının altında ezilmiş ve ölmek üzereydi. Amr El Cabbar Yaratığa emirler yağdırıyordu, ancak söylenenleri sadece yaratık ve kendisi anlıyordu. Tek anladıkları isminin Canoor olduğuydu, Myrimidon'a zarar vermeden yanından geçti, kokusu çok ilginçti sanki yaratık baharatlardan oluşuyordu.
Cesedi taşıyan dört kişi, daha yaratık Bermev'i ayağının altına aldığında kaçmaya çalışmışlar ancak kapanmış olan, o derme çatma kapıya en irisinin bile gücü yetmemişti. Yaratık ilk askeri eline aldığında saldırmışlar fakat yaratığın yavaş ve soğuk kanlı hareketlerinin çevik olamayışından kaynaklanmadığını anlamışlardı, muhteşem çevik bir hamle ile sırtındaki kalkanı çıkartmıştı. Diğer elinde dev bir gürz belirtmişti, kimse ne zaman çıkarttığını görmemişti. Ataklar zırhında ve kalkanında kaldı, hiçbir silah canlı parçalara isabet edip bu yaratığın zarar alabileceğini kanıtlayamıyordu. Vücudunun hiçbir parçasını görüp, yaratığa canlı diyemiyorlardı.
İlk tuttuğu askeri gürzüyle paramparça etti, askerlerden iki tanesi Amr El Cabbar'ın kahkahaları arasında bunlar saldırmaya devam edenden sadece birkaç saniye daha fazla yaşayacaklardı. Myrimidon saldırmak istese de önüne elini koymuş olan Amr El Cabbar elini kaldıramıyor, dokunacak cesareti kendinde göremiyor ve bunda büyünün parmağı olduğu çok iyi biliyordu. Çaresizdi...
Saldıran adamı kapıyı açmaya çalışanların üzerine gürzüyle fırlattıktan sonra kapıdakilerden birisinin kafasını yoketti, diğer, dizlerinin üzerine çökmüştü. Zırhındaki sızıntı kan değildi...
Neden gürzünü indirmişti, bu şölene verilen aranın sebebi neydi. Amr El Cabbar sonunda birilerine acımışmıydı. Hayır, hayır sorun bu değildi. O acımamıştı, o kullanacaktı. O adamı kullanacaktı, Darci buna emindi. Oysa az önceki şölen...
Büyünün bu yarattığı yaratıkla nasıl bir güce ulaştığını görmek ona nasıl haz vermişti, ellerinden alevler fışkırtarak herkesi öldürmek sonra üzerlerinden bir kapı açıp buradan uzaklaşmak istemişti. Hepsinin zamanı gelecekti, kendisi ustadan sonra kendilerine has büyü sanatının tek uzmanıydı. Bunu geliştirirsem diye düşündü, bu işinin erbabı Amr El Cabbar'a istediğimi yapar ve yaptırırım...
Ölümü görmek ona sanki huzur vermişti, sanki böylelikle kendisinden akacak olan kanları geciktiriyordu. Cabbar özeniyordu ne kadar düşünmek istemese de kendi gözlerinin onunkiler kadar insanları korkutabileceği, büyülerinin onun kadar korkutucu ve güçlü olabileceği günleri iple çekiyordu, böyle bir yaratığa kontrol edebilecek yaratığa kontrol edebilecek kadar güçlü bir iradeye sahip olacağı günü, ustasının kendisine bahsettiği gökten yağan meteorlara ve çok daha üstün yaratıklara hükmedeceği günleri bekliyor. Bilmediği şeylere zaman zaman dua ediyordu, onlara yalvarıyordu...
Yaratık bacağından ters tutmuş olduğu askeri suratını kendini sidiğiyle yıkatarak getiriyordu, tek kolu bu işi yaparken hiç de zorlanmıyordu. Amr El Cabbar'ın önünde büyük bir itaatle eğilmişti. Boyları şuan ancak eşitlenmişti.
Myrimidon neden ölümün bu kadar yakın olduğunu hissetti halde saldırmadığını soruyordu kendi kendine. Biliyordu bu da büyüydü, ancak daha güçlü bir iradenin karşı koyabileceği bir büyü. Kudretli ve kötü kalpli bu büyücüye saygı duydu o an. Kendine lanetler okudu, saldırıp ölemediği için, "Lanet olsun, güçsüz irademe beni kılıcıyla yenmeden başkaları önün diz çöktüren irademe lanet olsun" başını önüne eğecek kadar cesareti ve iradesi vardı, o da öyle yaptı...
|
|
05-02-2006 16:05
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
Eğilmişti ama neye niye eğildigine anlama veremiyordu..Bu büyücüdeki güç neydi...Birşeyler ters gidiyordu..Hissediyordu bunu ancak elinden gelen bişi yoktu şuan ... Yaratiga duydu kin onu iyice aşagiya cekiyordu ...Onun kafasini gormesi icin ayaga kalkmasi bile yetmiyordu...Lakin ona saldirmayi onun o igrenc suratını parcalamayı o kadar istiyordu ki..Bir anda kalktı yerden ve yaratiga "Nie yaptin" dedi sadece..."Niye Yaptin"..
|
|
06-02-2006 21:45
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
-"O sadece emirleri uygular" dedi Amr El Cabbar tek elinde askerlerden birini korkudan titrer halde tutan yaratığın arkasından çıkarak.
"Ve emirleride ben veririm" diye devam etti "saygısızlık ölüm için yeterli sebep"
Darci konuşmaları oldukça gizli bir yerden izliyordu, biliyordu ki Canoor ve Amr El Cabbar onun izlediğini biliyordu.
|
|
06-02-2006 21:51
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
"Onlarin yaptigi saygisizligi bende yaptim sana..Sanıyorum o askerden sora sıradaki ben olucam..."Kinayeyle soylemişti Myrmidon bunu..Suratindan ettigi nefret ve hırs belli oluyordu...Yaratigin elindeki askerde son nefeslerini aliyordu o ara....
|
|
06-02-2006 21:55
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
"Sen bana hiç birşey yapmadın, sen bana hiçbir şey yapamazsın. Şu Bermev aslında biraz potansiyeli vardı, ancak sinirlendiğim zaman, Canoor da sinirleniyor." İsmini duyan dev yaratık bir an için kafasını çevirdi Cabbar'a, sonra elinde ters tuttuğu askerin kafasını bayıltmak maksatlı yere vurdu.
"Ve onu sinirlenince durdurmak imkansız" sesi sanki haz duyuyormuşçasına şendi.
Darci dinlemeye devam ediyordu..
(1 kere degistirilmis. En son degistirme: 07-02-2006 11:48)
|
|
07-02-2006 11:47
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
Kukuletasi başında sadece gözleri gözüken Darci..bulunduğu yerden ortaya çıktı.Elleri önünde koğuşmuş bir şekilde, yerde diz çökmüş olan savaşçının yanına geldi.Yüzü yere bakan savaşçının kafasını çenesinden tutup kaldırdı ve göz teması kurdu.."Savaşta su gibi olmalısın, girdiğin kaba uymalısın..Amr El Cabbar ın mekanında Ona saygısızlığın cezasını gördün.." dedi Darci alaycı bir şekilde..Elini savaşçının çenesinden çekti.Çekmesiyle beraber savaşçının kafası hafifce düştü.Darci tekrar ellerini cübbesinin içinde önünde birleştirdi ve Amr El Cabbarın arkasına geçti..
|
|
07-02-2006 12:03
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
"Şimdi seninle iş konuşacağız" dedi Amr El Cabbar.
"Artık paran beni satın almaya yetmez, ancak bir anlaşma yapabiliriz. Ben sana istediği bilgileri verecek olan bu okçuyu konuştururum sende, arkamda duran bu dostuma yapacağı yolculukta eşlik edersin, gittiğin yerde gücüne güç katar iki sene sonra geri döndüğünüzde bütün nefret ettiğin kişileri, sana vereceğim koşulsuz ve limitsiz destekle öldürürsün" biraz duraksadı "aksi takdirde buradan gitmene izin veririm ancak bu cesedi Caroon'a bırakırsın, tabi öğrenmek istediğin herşeyide"
"Bak, cübbeme aldanıp bunu senden sadist duygularla istediğimi zannetme, az önceki gösteri bütün kan ve şiddet ihtiyacımı bastırdı. Şimdi tek birşeye ihtiyacımız var, arkadaşıma gideceği yerlerde bir yoldaş, yükü ağır olacak gittiğiniz yerler zorlu olacak, sana zarar vermeyeceğine eminim. Abdul El Hazred ona takım psikolojisini, müttefiklerini tanımayı ve ihtiyacını karşılayan şeylere saygı duymayı öğretmiştir." o saygıder ve soylu büyücü Abdul El Hazred'in öğrencisi." Amr El Cabbar Caroon'a döndü, yere çok büyük bir mücevher koydu ve "hufan" dedi, yaratık bir sis bulutunun içinde kayboldu.
"Döndüğünde bu yaratığı yenebilecek güce, büyülerimi yenebilecek iradeye sahip olabilirsin" ikna edici tavırları Myrimidonu cezbetmeye başlamıştı.
|
|
07-02-2006 12:42
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
Myrmidon ikna omamıştı aslında..Ama etrafta hiçbir secenek birakmamıştı Cabbar...Bu büyüce de neyin nesiydi...Cabbar koruyordu bu adamı ve bu gorevide bana vermişti ..Peki neyn nesiydi bu büyücü..."Peki..Büyücünü benden istedigi sadece yolculuk mu " ...diye sakince sordu Cabbara ...İnanmiyordu sadece bir yolculuk olduguna ...İşin icinde bişiler oldugunda supheleniyordu....
|
|
08-02-2006 12:17
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
"Ona sadece gitmesi gereken yerde eşlik edeceksin, gerisi kendiliğinden gelecek, güç ve başarı, sadece ona buraya geri dönene kadar eşlik edecek ve müttefiki olacaksın, tabi o da aynı şekilde sana karşı bunlardan yükümlü olacak..."
büyücü savaşçıya kendisini takip etmesini belirten bir kafa işareti yaptı, bir eliylede Darci'yi dikkatsizce takip etmesi için cübbesinden çekiyordu.
"Orada güce herşeyden çok ihtiyacın olacak, savaşçı, güzel giyinmişsin, ancak ayrıntısına baktığımızda hantal ve iş görmeyecek zırhlar bunlar" ani bir dönüşte cümlelerine ara verdi. "Silahın Caroon'a isabet etse bile zarar vermesi çok zordu. Ancak Caroon sana zarar verseydi, normalde vurmasından gerekenden çok daha yavaş vurması halinde bile seni öldürebilecek bir silaha sahipti." bir odaya gelmişler ve bu oda sandıklarla doluydu, üst üste yığılmış çelik kasaların üzerine ahşap sandıkların, en üsttede garip şekilli, üzerinde ufak tefek hareketler gözlemleyebildikleri sandıklar vardı.
Üzerinde garip yazılar olan bir sandığı işaret etti. Myrimdon'a "çıkart" dedi.
Sonra büyücüye döndü. Yukarıdaki uzun ince bir sandığa uzandı yetişmesi imkansızdı. Ancak sandıktan bir el büyücüye uzandı ve büyücünün elini tuttu. Savaşçı görmemişti, ancak Darci görmüş ve afallamıştı. Ününü çok duyduğu "mimic" lerden birisini ilk kez görüyordu. Cabbar döndü, "ışık taşını bana ver." dedi. Mimic te o sırada mimik ellerini yanına koymuş kapağını açmıştı. İçinde iyi cilalanmış, uç kısmı boş, güzel işçiliği olan bir asa vardı.
Ancak ışık taşının onun içine gireceğinden pek emin değildi Darci.
Ancak taşı Cabbar asaya yaklaştırdığında asanın verdiği tepki ve sözcükler söylendiğinde tıpkı bir el gibi taşı kavraması inanılmaz bir görüntüydü.
|
|
08-02-2006 15:44
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
Darci asa sihirlimiydi bilmiyordu ama sihirli taşın şu ana kadar bir özelliğini biliyordu oda aydınlatma özelliğiydi.Asay daha eline almamıştı ama asanın taşı kavrama hareketi asada da bazı güçler olduğunu ona düşündürmeye yetmişti.
|
|
10-02-2006 12:46
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
"Bu kombinasyonlar farklı özellikler ortaya çıkartabilir, ne olduğunu asla bilemezsin...
Tüm özelliklerini sana söyleyebilirim ancak bunları zamanla öğrenmen daha iyi ve güvenli olur."
Asa ışık taşını ahşap bedeninin içine gömmüştü, etrafında gücünü beklenilenden daha fazla olduğunu gösteren hareler geziniyordu. Ufak ışık parçaları asaya güzellik katıyordu, Amr El Cabbar asayı eline aldı, gözlerini kapadı. Yaklaşık bir dakika sonra gözlerini açtı. "Asaların ışığı" dedi gözlerini açar açmaz, "bu ışık senin karanlığını yaymana yardım edecek"...
"Light of Staffs"
|
|
12-02-2006 12:54
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
"Asaların Işığı" sanki efsanelerden çıkmış gibi.Belki de kendi efsanesini kendi yaratacak.Darci asanın ne gibi özelliklere sahip olduğunu öğrenmek için can atıyordu ama Amr El Cabbar`ın bu konuşmasından sonra belkide ısrar etmemesinin daha akıllıca olacağını düşündü.Nede olsa yaptıkları çok açıktı.Darci asayı almak için elini uzattı!
|
|
13-02-2006 17:17
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
Sisli bir ışığın arkasından görülecebilecek en ilginç şeyi gördüm, öldüğümü düşünürken zaten yoktun der gibi bir el bana uzanmıştı. Beni almasına izin vermemeliyim, henüz tanışmadık, doğru olan bu sanırım.
Darci uzattığı elinin gerildiğini hissetti içindeki elde etme hırsıyla derhal almak istedi, bu son hatırladığı şeydi. Uyandığında Amr El Cabbar başındaydı, uzun süre bakıştılar ancak kimse konuşmadı sonunda yanından ayrılırken mırıldandı. "Acele etme"...
|
|
15-02-2006 22:37
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
.:: forum > FRP - RP > Yeni Dünyalar ve Yeni Müttefikler- RP Ekranı altinda toplam 15 yazi var!!! ::.
|
|
|
|
|
|
Sitede ya?lanma fakt?rleri:
|
Forum yaz?s?: 1 dr ya?
Forum ba?l?k: 2 dr ya?
Yaz?: 10 dr ya?
Sonsuz Yolculuk: 15 dr ya?
Davet: 25 dr ya?
DR Quiz 1 y?ld?z: 5 dr ya?
DR Quiz 2 y?ld?z: 10 dr ya?
DR Quiz 3 y?ld?z: 20 dr ya?
DR Quiz 4 y?ld?z: 30 dr ya?
DR Quiz 5 y?ld?z: 50 dr ya?
|
|