Şu anda siteye giriş yapmadığın için forumlara yazı yazamazsın sadece okuyabilirsin. Siteye giriş yapmak için kayıtlı olman lazım, kayıt olmak için de buraya gitmen lazım :)
.:: forum > FRP - RP > Batı'nın Savaşı - Soğuk Rüzgarlar altinda toplam 584 yazi var!!! ::.
Baş Gözcü: "Peki o zaman. Yanlız seni uyarıyorum. Gençliğin ve delikanlılığın sorun çıkartabilir. Her zaman zihnini açık ve tarafsız tutman gerekecek. Bu çok zor olacak. Hahaha! Ne dediğimi çok iyi anlayacaksın misafirimiz geldiğinde. Şimdi Dinlenmeni tavsiye ederim. Gece yorucu olacak. Odamı kullanabilirsin. Yanımızdaki ağacın tepesinde bir çalışma alanı var. Orada fiziksel olarak çalışabilirsin. Fakat fazla yorulmanı tavsiye etmem. Gitmem gereken ağaçlar var. Görüşmek üzere Kael. Yüce Anne'miz seninle olsu. Ormanın rüzgarı hızını arttırsın, gizemi ruhunu aydınlatsın!"
Elf odadan çıkarak ağaçların arasında kaybolur.
28-02-2006 19:17
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
"Bütün hazırlıklar tamam mı Alfred? Bu gecenin mükemmel olması lazım biliyorsun değil mi? Kendi sağlığın, ve kellen, için dua et yaşlı adam. Bir pürüz çıkmasın!" Zaten Lordunun karşısında titremekte olan zavallı adam daha da bir endişelenmeye başlar. Ne cevap vereceğini şaşırır. Aslında cevap vermemesi gerektiğini de biliyordur. Çenesi az kalsın yere sürtecekti Lordunun önünde eğilerek odadan çıkarken. Odanın kapısını kapatır ve sırtını kapalı kapıya dayayarak alnında biriken boncuk, boncuk terleri siler.
Güvenlikte bir açık olmasa da yinede korkuyordu Alfred. Programı kafasından bin kere geçirmişti bu akşam. Bir kez daha baştan sona geçirdi organizasyonu ve kendi kendine birkaç tavsiya vererek yumuşak halılarla kaplı koridorun sonundaki karanlık açıklığa doğru yürümeye başladı.
Bütün bu endişe ve planlamalardan uzak üç farklı gurup vardı. Bütün guruplar birbirlerinden farklı, fakat hepsinin geleceği aynı noktada birleşecek gibi gözüküyordu. Kalplerindeki gençliği ve heyecan arayışını dinlemişlerdi. Dünyanın acımasızlığını görmek için yola çıkmışlardı. Irk, yaş ve bütün farklılıkları geride bırakmış, büyük birşeylerin parçası olmak isteyen beş genç. Önlerindeki belirsizliğe umutla bakan beş genç. Zorluklara ve mücadelelere göğüs germeye hazır beş genç. Politika ve entrikalardan uzak büyümüş beş genç aynı anda. Fakat içlerinde bir yerde yaptıkları şeyin doğru olduğunu biliyorlardı. Artık cüce, elf yada insan olmanın, ortak bir zafer için birlikte savaşmanın ve arkadaşlığın ne derecede önemli olduğu ortaya çıkartacaklardı. Ölüm ve dert korkusundan çok, birşeyleri kanıtlama ve, bilmeseler de, yardım etme gereksinimi duyuyor, geriye kalan herşeyi içlerinde karanlık, unutabilecekleri bir köşeye gömüyorlardı.
Bir işe başlamadan iki seçeneğiniz vardır. Ya işi gözünüzde büyütürsünüz, yada hevesle kendinizi içine atarsınız. İki durumda da sonuç ve çıkarlar zihinlerde belirlenir. Fakat hiçbir macera umulduğu gibi bitmemiştir şimdiye kadar. İstenilenler elde edilip geriye bakıldığında, kaybedilenler ve vazgeçilen değerli duygu ve nesneler çoğu varlığı rüyalarında kovalamıştır sonradan. Tabi bu çok karamsar bir yaklaşım. Hiçbirşey kesin değildir çünkü. Hiçbirşey ön görülemez çünkü. Hiçbirşey istendiği gibi gitmez çünkü. Yanlız, her zaman umut vardır. Karanlığa ışık tutan ve karanlıkta yanan bir mumu üfleyerek söndüren birileri vardır hep. Alfred elindeki muma son bir kez baktı ve mumu üfleyerek söndürdü.
Sonunda gece geldi...
"Her bitişin bir sonu vardır. Her sonun da bir başlangıcı vardır. Ve her bitişin başlangıcı en umulmadıkla başlar!"
Kronos, Myth Vol. I
01-03-2006 19:20
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Artık bekleyişinizin sonuna geldiniz. Artık hareket etme zamanıydı. Son olarak halletmek istediğiniz birşeyler varsa lütfen şimdi belirtiniz. Her oyuncunun üzerlerindekileri yazarak belirtmesini ve hazır olduklarını anlatan birer paragraf yazmalarını rica edicem. Bütün inventory'nizi yazabilirsiniz istiyorsanız. Fakat liste halinde değil, düz yazı olarak lütfen. Teşekkürler.
Hepinize Bol Şans!
01-03-2006 19:24
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Hector, kalın bir içlik giydi üzerine zırhını kuşandı. demir bilek ve eldivenini giydi. eğer bugün silahı elinden düşürürse bir daha kimsenin yüzüne bakamayacaktı. zırhını kontrol etti. kılıcını bileyip kınına soktu. kalkanını inceledi. sağlamdı.
gözüne siyah boya çekti. miğferini bıraktı. üzerine bütün vücudunu kaplayacak ve paladin olduğunu çaktırmayacak bir cüppe giydi. ancak kını ve kalkanı rahatlıkla ulaşabilecek pozisyona soktu. ne olur ne olmaz diye bir kılıç daha aldı yanına. bunu vücudunun sol tarafına sokuşturdu (sağ eli kılıç kullandığı eldi) tanrısının ona bahşettiği büyülerini son bir kez gözden geçirdi. bilinen eşyaları(matara, ateş yakmak için taş ve iki meşale aldı.) her şey hazırdı. şov başlıyordu.
01-03-2006 21:36
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Leendrith in sadagı dolu sırtında asılıydı arkasında uzanan uzun yesil cuppeis sallanıyordu,deri zırhı tam takım ustundeydi.Arkasında kucuk cantasında bilinen esyları wardı.yayı arkasında asılıydı.Kısa kılıcı kınındaydı ve belinde sallanıyordu.deri eldivenleri elinde botları hazırdı.cuppenin sapkasın gozlerinin hizzasına getirdi ve kulaklarını kapatıcak sekilde ayarladı uzun saclarıda yandan sarkıyordu artık herseyi hazırdı.
02-03-2006 23:10
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
valdis o gün olanları bir türlü anlayamıyor.önce biri soygun yaptırır sonra bir paladin onu yakalr sonra kaçar ve en sonunda da burdadır.bu sırada daggerını yerine koyar.sonra bowunu yerleştirir en son dandik sayılabilecek olan swordunu koyar.vee düşünür hepsinin bir nedeni var die.
03-03-2006 15:04
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Kael kaderini belirleyecek olan silahlarini kusanir çift daggerlarını beline . longswordunu sırtına ve en sonda bow unu omuzuna alır artık umutsuzluk onun ıcın degıl onun dusmanları ıcın olacaktır
(1 kere degistirilmis. En son degistirme: 03-03-2006 19:26)
03-03-2006 19:22
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Goddik kendini resmi bir geçide gidiyormuş gibi hissediyordu,
savaş yakındı, bunu hissediyordu.Aynı zamanda kafasındaki soru işaretleri de cevap bulacaktı, er ya da geç bu olacaktı.Bunun için yaşıyordu...
İçtiği bardan dışarı çıktı bir süs havuzunun tam önünde durdu, hayran hayran balıklara baktı, sonra gözü birden daha yakına, suyun yüzeyine odaklandı, puslu görüntü yavaş yavaş pürüzsüzleşti, bir balık kıpırdayarak görünütüyü dağıtmış fakat suyun tekrar pürüzüsüzleşmesi zaman almamamıştı...En azından Goddik'e öyle geliyordu...
Suya baktı uzun uzun...Orda duruyordu işte, sakalını okşadı hafifçe.Üzerinde bir zincir gömlek ve vücudunun önemli yerlerini koruyan half plate sırh vardı, sol tarafını suya döndü...Ordaydı işte tam omzunun üzerinde, iki çekiç üstüste figürü...Dalga figürleri belli etti biran için kendilerini ışık vurunca... Gözleri doldu biran Goddik'in, sonra yavaşca baltasını aldı eline; Güzel bir baltaydı, evet işlemeli güzel bir balta... Hafifçe oynattı baltayı ve dalga figürlerinin parlayışını izledi.., hayran hayran dokundu sonra baltanın ucuna...Çok keskindi, bunu hissediyordu...
hafifçe kaydırdı elini ve gözlerini, ve işte ordaydı;
D v F harfleri, ve çift kafalı bir yılan, iki harfe sarılmış, ikisini birbirine kenetlemiş gibi sımsıkı duruyordu sanki, yılanların gözeleri parladı sandı biran...
Sonra farkettiki sadece gözünden akarken ışığı kıran bir damlaydı o... Ailesini düşündü...Düşünebileck kadar bile birşey hatırlayamıyordu...Ama bu baltayı elinden hiç bırakmicaktı, başka bir silahı yoktu zaten... Onun tek dostuydu baltası...
Sırtına uzandı ve kalkanını eline aldı, tüm eşyaları gibi o da cüce işiydi.Hafifçe elini parmaklarını gezdirdi köşelerinde, üç dışa çıkan sivri ve bir oval köşesi vardı kalkanın.Kendisine çevirdi kalkanı ve işte tekrar ordaydı; Üst üste iki çekiç...
İç geçirdi biran...
''Forger...'' diye mırıldandı sonrada... İyice dolmuştu artık gözlleri...
''Eeeh! Gitme vakti dostum!'' dedi yüksek sesle kendi kendine ve baltasıyla kalkanı yerine yerleştirdi.Sakalının ucundan tutup gözlerini sildi veemin adımlarla yürümeye başladı...
Artık biliyordu...
Hazırdı...
Spaceman:
(1 kere degistirilmis. En son degistirme: 03-03-2006 19:59)
03-03-2006 19:39
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Artık beklemek, o derin sessizlik sinirlerine dokunmaya başlıyordu. Hava kararmıştı ama hala ortalıkta bir değişiklik yoktu. Arada sırada ağaçtan ağaca geçen gözcüleri görüyordun pencereden. Karanlık odayı sadece o pencereden içeriye sızan ay ışığı aydınlatıyordu. Bir an için penceredeki ay ışığı kesildi. Sadece saniyelik bir an için.
04-03-2006 19:08
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Hızlı Cevap:
.:: forum > FRP - RP > Batı'nın Savaşı - Soğuk Rüzgarlar altinda toplam 584 yazi var!!! ::.
Forum yaz?s?: 1 dr ya?
Forum ba?l?k: 2 dr ya?
Yaz?: 10 dr ya?
Sonsuz Yolculuk: 15 dr ya?
Davet: 25 dr ya?
DR Quiz 1 y?ld?z: 5 dr ya?
DR Quiz 2 y?ld?z: 10 dr ya?
DR Quiz 3 y?ld?z: 20 dr ya?
DR Quiz 4 y?ld?z: 30 dr ya?
DR Quiz 5 y?ld?z: 50 dr ya?