Şu anda siteye giriş yapmadığın için forumlara yazı yazamazsın sadece okuyabilirsin. Siteye giriş yapmak için kayıtlı olman lazım, kayıt olmak için de buraya gitmen lazım :)
.:: forum > FRP - RP > Batı'nın Savaşı - Soğuk Rüzgarlar altinda toplam 584 yazi var!!! ::.
Kronia'nın güzelliğinden uzak bir köşeye kurulu StormHaven şehri, bu son yıllarda tam bir curcuna içersindeydi. Beklenenden daha hızlı gelişen ve büyüyen şehir ilk zorlukları ile karşılaşmaya başladı bile. Geçmişi sadece 45 yıla dayansada 450 sene geçirmişe benzeyen binalarıyla kıtanın en işlek şehri haline geliyordu. Fakat bir şehir geliştikçe ihtiyaçları da artar. Orman ve dağlardan uzak olması ile birlikte, kışları denizin fazla hırçın olması yemek ve temel besin maddelerinin azalmasına neden oluyordu. Bununla birlikte hızla artan hırsızlık ve yağmalama olayları şehir içindeki güvenliğin artmasına sebep olmuştur. Artan asker sayısı ile birlikte işin içine rüşvetler ve gizli örgütler girince çok radikal bir karar ile "Elite Guard" birimleri kurularak şehrin güvenliği ve adaleti onlara bırakıldı. Ordunun askerleri sınır ve kapıları korurken Elite Guardlar sokaklarda ve suç oranının en yüksek olduğu liman ve rıhtım bölgelerinde gezinir.
Bu kadar kırma dökmenin yanı sıra bir özelliği var ki StormHaven'ın, en büyük dwarf şehrinin bile ağzını doldurabilir. Ticaret! Kronia üzerindeki en yetenekli, en zengin, en ünlü, en pis, en kaçakçı, en dolandırıcı tüccarların hepsi StormHaven'da işlerini sürdürüyorlar. Kara ticareti yanı sıra deniz ticaretinin de üst safhalarda olduğu bilinmektedir.
"Gündüz cennet, gece cehennem!" Alın size StormHaven. Hikayemiz karanlık köşelerde insanların elflerin ve dwarfların sessiz konuşmaları ve birbirlerinin boğazını kesmeye çalışmaları arasında, karanlık bir gecede başlamaktadır. Yan kesiciler dışarı çıkmadan önce hançerlerini son bir defa daha bilemekle meşgul. DarkElf çeteleri yer altı tünellerinden şehir dışına çıkarak karavan ve kamp yağmalamak için hazırlanıyor. Eve döndüklerinde kazançlarından daha da faydalanmak için şimdiden kumarhane ve bahisçilere gitmek için sabırsızlanıyorlar. Fakat hiçbir hırsızın, hiçbir yeraltı çete liderinin hayal edemeyeceği bir yolsuzluk için hazırlanıyordu StormHaven. Zenginlerin zenginleşmesi için yoksulların yokullaşması lazımdır. Bu konuda son noktayı koymak için Lord Derek malikane kapılarını, ilk defa, yıllardır temizlemek için uğraştığı gece insanlarına açtı.
Masa hazır. Yemekler hazır. Bardaklar en iyisinden elf şarabı ile dolu. Şömine harıl harıl yanıyor. Yüzünde büyük ama karanlık bir sırıtış ile Lord Derek masanın başında oturmaktadır. Dirseklerini masaya koyarak çenesinin altında birleştirdiği ellerine kafasını koyarak masadaki 9 boş sandalyeye bakarak, teker teker dolmalarını beklemeye başlar.
Drizzt: Yolculuğunun yorgunluğunu atmak için StormHaven'a girdin. Şehrin kapılarını normal askerler korumakta. Fakat komutan locasında Paladin zırhına benzeyen zırhlar ile gezen 2 adam var. Önündeki manzara karşısında afalladın. Bütün dedikoduları yenen bir manzara var karşında. Yüzlerce ev! ve o evlerin dayandığı mükemmle güzellikte bir sahil. Şehrin girişi yüksekte kaldığı için bütün şehir gözüküyor durduğun noktadan. Fakat seni rahatsız eden bir eksiklik var önündeki resim gibi manzarada. Ne yüksek bir kule ne de tapınağa benzer birşeyler var.
30-01-2006 17:13
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Valdis: Artık şehrin fakirler sokağında yaşamaktan sıkıldın. Bütün şehri az çok bilsen de burası senin büyüdüğün sokak. Gariptir ki hiç bir bağlılık duymuyorsun evine. Hayatını zorlaştıran bir evdi bu ev. Gecenin karanlığında Çantanı toprlayarak (hep yürüdüğün gibi) sessiz adımlarla kapıya doğru yöneliyorsun. Arkanda bırakacaklarından çok ileride seni bekleyenleri düşündüğün için adımların daha hızlı, daha sesli. En sonunda evin bodrum penceresinden sıkış tıkış kendini dışarıya atıyorsun. Ayağa kalkıyorsun. Üstünü başını temizliyorsun. Gözlerinde bir parıltı ile ileriye bakıyorsun ve kendini hayat için hazır hissediyorsun.
30-01-2006 17:19
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Rhonin: Kalbindeki acı ile biraz çaresiz bir surat ifade ile yoluna çıktın. Kapıyı arkandan çarptın ve yürümeye başladın. Eğitimin seni zorluklara karşı hazırladıysa da sonu bilinmedik bir yola yalnız başlamanın verdiği garip hissi hiç bir okul öğretemez. Hedefin şehir kapıları. Ormana açılan şehir kapıları. Şehrin karanlık ama sesli sokaklarından sessizce ilerliyorsun. Sağdan soldan atılan birkaç laf artık nefes almak gibi farkedilmeyen abir alışkanlığa döndüğü için fazla takmadan devam ettin. Şehrin kapıları sonunda uzakta gözüktü. Fakat hiç ummadığın birşey görüyorsun şu an. Uzaktaki karanlığın tam ortasında hafif sarımsı-beyaz bir parlama görüyorsun. Etrafına bakınıyorsun ama kimse farkında değil bu ışığın. Duvarlardaki okçular, yerdeki guardlar... hiçbiri o tarafa bakmıyor bile.
30-01-2006 17:27
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Goddik: Senin maceran hiç ummadığın gibi başladı. Kafanda milyonlarca soru işareti varken onlara yüzlercesi daha eklendi. Neden bu şehre geldiğini bilmiyorsun ama seni çeken birşeylerin olduğunu kabullenmesen de hissediyorsun. Hep olduğu gibi gecenin bu saatinde bir handasın. İç dünyanı yansıtmayan bir surat ifadesi ile 17. biranı kafana dikiyorsun. Etrafındaki herkes sana basit ve aptalca geliyor. KArşı masada oturan bir kadın cüce sana göz kırparak yukarıyı, odaların olduğu katı işaret ediyor.
30-01-2006 17:30
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Kael'Thas: Kael'Thas'ı koruluktan uzaklaştıran her adım ona biraz daha rahat nefes aldırıyordu. Geride bıraktıklarını kafasından atmak için, onları düşündüğünde boğazının düğümlenmemesi için hep ileriye, bilinmeyene doğru bakıyordu. Rahatlamasına rağmen sabah soğuğuna ayak uyduran bir parça vardı içinde. İçinden atamadığı bir sıkıntı.
Yarı düşünceli, yarı beklentili bir havayla Kael'Thas sabahın sisinde ağaçların arasında kayboldu.
(1 kere degistirilmis. En son degistirme: 31-01-2006 23:46)
30-01-2006 17:32
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
KRONOS DER Kİ: "Rüyalarından vazgeçenler kalplerinden bir parça bırakır. O parça ya siyahtır yada beyaz.
Işıkta yürüyenler karanlığı, karanlıkta yürüyenler ışığı çalmaya çalışır. Ta ki biri kararana yada parlayana dek."
Hector kente baktı ve bir yerde kalması gerektiğine karar verdi.(tekrar yabanıl kırlara dönmek çok zor olurdu) sonunda başka şansı olmadığına karar verip komutan loncasına çıkmaya çalıştı.
[TURUMUN SONU]
30-01-2006 17:42
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
bu benim ilk yolculugum oldugu için çok heyecenlıydım.karanlıkta ilerlemye devam ettim.aslında o gece o kdr çok heyecanlıdımki bacaklarım kopana kadar yüryebilecek gibi hissediyodum.
30-01-2006 17:56
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Rhonin kalbındekı acı ıle kapıya dogru ılrlıyordu herkaz onun hakkında konusuyordu fakat artık bu konusmala normal gelıyordu kapı ılrde gorunmeye basladıgın da bır ısık gordu ılk once durakaldı sonra etrafına baktı fakat hıc kımse bu ısığın farkında degıldı sonra bu ısığın ne oldugunu anlamak icin ona dogru yoneldı
end turn
30-01-2006 18:06
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
goddik artık tüm bu sorulardan kurtulak istiyordu, ama bi çıkış yolu bulamıyordu, karşısında ona göz kırpan cüceyi farketti, yeterince içmişmiydi bilmiyordu, kalan birayı bir dikişte midesine indirdi ve cücenin yanına gitti
''yukarı çıkalım mı?'' diye sordu... aslında şuan hiç içinden gelmiyordu düzüşmek ama belki biraz rahatlarım diye düşündü...
30-01-2006 18:10
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Şehrin karanlık sokaklarında ilerlemeye başlayan Valdis, yolda fazla sıkılmamak için, sağda solda fazla zengin gördüğü insanların yükünü hafiflete hafiflete yürüyordu. Çoğunun sarhoş olması ve bunu fark etmemesi de olayı iyice zevkli yapıyordu. Şehrin orman kapısına 20 dakika yolu kala, şişko, kırmızı suratlı bakımlı bir züppeyi soymaya koyulan Valdis omuzunda bir el hissetti.
Hızlı bir çekme hareketi ile karanlık br sokağa fırlatıldı. Yerdeki su birikintisinden saldırganına bakan Valdis, karanlıkta iki göz gördü. Gözlerin biraz altında ise metal bir parıltı belirdi.
Adam: "İşinde çok iyisin ama bizim bölgemize iş için gelebileceğini düşünüyorsan bir dahaki sefere bir parmağın azalır velet! Ama tabi bide şöyle birşey var. (Hançerini yerine koyar.) Daha fazla kazanabileceğin yöntemler de var. Çetemize gel! Herkes çaldığını gün sonu masaya koyacak ve paylaşıcaz! Ne diosun?"
01-02-2006 00:00
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
Forum yaz?s?: 1 dr ya?
Forum ba?l?k: 2 dr ya?
Yaz?: 10 dr ya?
Sonsuz Yolculuk: 15 dr ya?
Davet: 25 dr ya?
DR Quiz 1 y?ld?z: 5 dr ya?
DR Quiz 2 y?ld?z: 10 dr ya?
DR Quiz 3 y?ld?z: 20 dr ya?
DR Quiz 4 y?ld?z: 30 dr ya?
DR Quiz 5 y?ld?z: 50 dr ya?